13 Şubat 2009 Cuma

Yorumsuz #2

05 Şubat 2009 Perşembe

Büyük Madenci Yürüyüşü


Zonguldak'taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve Maden Tetkik ve Arama (MTA) işyerlerinde örgütlü olan Türk-İş'e bağlı Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ile işveren arasında 48 bin işçi için sürdürülen toplusözleşme görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine, sendika 30 Kasım 1990'da başlamak üzere grev kararı aldı.

Hükümetin kamu açıklarını kapama gerekçesiyle bu tür kamu işletmelerinin tasfiyesini öngörmesi, özelleştirme politikaları ve genel olarak işçi ücretleri konusundaki tutumu, Zonguldak'taki uyuşmazlığın boyutlarını genişletti ve kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı. Savunduğu ekonomik politikalar ve greve karşı tutumu nedeniyle Cumhurbaşkanı Turgut Özal bu mitinglerde işçilerin başlıca hedefi haline geldi.

22 Aralık'ta GMİS tarafından ''Ankara'ya yürüyüş'' kararı alındı.

4 Ocak'ta işçileri Ankara'ya götürecek olan otobüslerin Zonguldak'a hareketleri ve kente girmeleri güvenlik güçlerince engellendi. Bunun Sendika Genel Başkanı Şemsi Denizer, işçilere Ankara'ya yürüyerek gidileceğini duyurdu ve yürüyüş aynı gün GMİS merkezinden başlatıldı. İşçi ailelerinin de katılımıyla sayıları 70 bine ulaşan yürüyüşçüler, ilk gün Zonguldak'a 33 km uzaktaki Devrek'e vararak geceyi burada geçirdiler.

5 Ocak'ta Başbakan Yıldırım Akbulut, GMİS Genel Başkanı Denizer ile Bolu'da görüştü, ancak bir anlaşma sağlanamadı. Devrek'ten çıkarak yürüyüşe devam eden işçilerin yolu Dorukhan Tüneli'nde komando birlikleri ve çevik kuvvete bağlı polislerce kesildi, ancak yürüyüşçülerin kararlılığı karşısında güvenlik güçleri yolu açtılar. Daha sonra Bolu'nun Mengen ilçesine ulaşan madenciler ve aileleri burada hükümet karşıtı gösteriler yaptılar.

6 Ocak'ta Zonguldak-Mengen yolu kesilerek yürüyüşçülere battaniye, ilaç ve yiyecek gönderilmesi engellendi. Mengen'den Ankara-İstanbul karayoluna doğru hareket eden yürüyüşçülerin yolu Yılancık Köprüsü'ne 200 m kala jandarma komandoları ve polis tarafından kesildi, yol dozerlerle kapatıldı. Denizer ve sendikacılar, Bolu Valisi ve diğer yetkililerle görüşmek için barikatın diğer tarafına geçti, binlerce yürüyüşçü barikat önünde beklemeye başladı. İşçiler geceyi dağlarla çevrili açık arazide geçirdiler ve ateşler yakarak ısındılar.

7 Ocak'ta barikata yakın noktada bekleyen 200 kadar işçi güvenlik güçlerince gözaltına alındı.

8 Ocak'ta Ankara'daki görüşmeleri tamamlayan Denizer yürüyüşe son verildiğini açıkladı. 112 kilometrelik yürüyüş Ankara yolu kavşağına 8 km kala sona erdirilmişti.Zonguldak'a dönen işçiler greve devam ettiler.

TTK ve MTA'da çalışan 48 bin işçiyi kapsayan toplusözleşme, 6 Şubat 1991'de imzalandı. Sözleşmeyle işçi ücretlerinde sağlanan iyileşme, Başbakan Yıldırım Akbulut'un 31 Aralık'ta teklif ettiği ve sendika tarafından reddedilen rakamları aşamadı.

Türkiye'nin gördüğü son büyük işçi hareketi olan Büyük Zonguldak Madenci Grevi ve Yürüyüşü 18. yılını doldurdu. Önderleri Şemsi Denizer'in arkasında hak aramak için Ankara'ya kadar yürümeyi göze alan cesur hemşehrilerimi saygıyla selamlamak ve internette konuyla ilgili bulduğum güzel linkleri paylaşmak istedim.

Yazılar:
Eylem Günlüğü:
ZonguldakBilgi'de grevle ilgili yazılar:
Marksist.Com'da Cem Keskin'in yazısı:
soL Arşivi'nden
---------
Resimler:
ZonguldakBilgi
--------
Videolar:
Zongudak'ta bir Bayram Havası
Silkele Başkan Düşüyorlar
Bana 15 Yılını Versene
-------

Bunların dışında bu sene 100 Bin Kişiydiler isimli bir belgesel yapılmış ve Zonguldak'ta GMİS salonunda gösterilmiş, fakat daha izleme olanağı bulamadım.

03 Şubat 2009 Salı

Network (1976)


I don't have to tell you things are bad. Everybody knows things are bad. It's a depression. Everybody's out of work or scared of losing their job. The dollar buys a nickel's worth, banks are going bust, shopkeepers keep a gun under the counter. Punks are running wild in the street and there's nobody anywhere who seems to know what to do, and there's no end to it. We know the air is unfit to breathe and our food is unfit to eat, and we sit watching our TVs while some local newscaster tells us that today we had fifteen homicides and sixty-three violent crimes, as if that's the way it's supposed to be! We know things are bad - worse than bad, They're crazy! It's like everything everywhere is going crazy, so we don't go out anymore. We sit in the house, and slowly the world we are living in is getting smaller, and all we say is, 'Please, at least leave us alone in our living rooms. Let me have my toaster and my TV and my steel-belted radials and I won't say anything. Just leave us alone!' Well, I'm not gonna leave you alone! I want you to get MAD! I don't want you to protest. I don't want you to riot - I don't want you to write to your congressman because I wouldn't know what to tell you to write. I don't know what to do about the depression and the inflation and the Russians and the crime in the street. All I know is that first you've got to get mad! You've got to say, "I'm a HUMAN BEING, GODDAMNIT! My LIFE has VALUE!!" So, I want you to get up now. I want all of you to get up out of your chairs. I want you to get up right now, and go to the window, open it, and stick your head out and yell: "I'm as mad as hell, and I'm not going to take this anymore!!" I want you to get up right now, sit up, go to your windows, open them and stick your head out and yell - 'I'm as mad as hell and I'm not going to take this anymore!' Things have got to change. But first, you've gotta get mad!... You've got to say, 'I'm as mad as hell, and I'm not going to take this anymore!' Then we'll figure out what to do about the depression and the inflation and the oil crisis. But first get up out of your chairs, open the window, stick your head out, and yell, and say it: I'M AS MAD AS HELL, AND I'M NOT GOING TO TAKE THIS ANYMORE!!!
*****
We'll tell you anything you want to hear, we lie like hell.
You're beginning to believe the illusions we're spinning here, you're beginning to believe that the tube is reality and your own lives are unreal. You do. Why, whatever the tube tells you: you dress like the tube, you eat like the tube, you raise your children like the tube, you even think like the tube. This is mass madness, you maniacs. In God's name, you people are the real thing, WE are the illusion.

Slayttan Ders Anlatmak


NTV Tarih


Ocak'ta ilk sayısı çıkan NTV Tarih, uzun süredir eksikliğini hissettiğimiz Popüler Tarih'in yerini dolduracak gibi.

İlk gözağrımız Popüler Tarih'le bir karşılaştırma yapacak olursak; Popüler Tarih'e göre konu sayısı ve çeşitliliği daha fazla, fakat konular üzerinde daha az durulmuş. Bu daha olumlu bir özellik gibi, bir konuda az bilgi verip meraklısına da araştırması için yol gösteriyor. Ama Popüler Tarih'te bazı seferler veya olaylar başından sonuna tüm genel özellikleriyle verilirdi, bu tür konular pek bulamayacağız gibi.

Daha ilk sayısını okuduğumuzdan ileriki sayılardaki içeriğin nasıl belirleneceğini tahmin etmek zor, ama yine de bu sayıdaki konulara bakınca ileride askeri tarihe az önem vereceklermiş gibime geldi. Popüler Tarih'teki gibi bir "10 Soruda" bölümü yaparlarsa da güzel olur, fakat bu bölüm de fazla sayfa sayısı isteyeceğinden muhtemelen yapmazlar.


Ocak sayısında hiç 'ilk sayı havası' yoktu, derginin deneyimli bir ekip tarafından profesyonelce hazırlandığı belliydi. Konu seçimi de oldukça güzeldi. NTV Tarih'in başarılı olmasını diliyoruz biz de.

28 Aralık 2008 Pazar

South Park "Trivia"


Kısa bir sürede sıkı takipçisi olup tüm bölümlerini izlediğim South Park'la ilgili kendi gözlemlerim ile Wikipedia ve IMDB'de bulduklarımla oluşturduğum bir 'trivia'(merak uyandıran önemsiz bilgi) yazısı. Trivia'nın tam Türkçe karşılığı olan kelimeyi bilen varsa bana da söylesin.

İzlemeyenler için tabii ki 'spoiler' içeriyor(spoiler'ın da Türkçe'si yok), bu yüzden bahsettiğim durumların hangi bölümlerde geçtiğini yazmaya dikkat ettim.

  • Dizideki "Terrance and Phillip" adlı şov aslında South Park'ı temsil etmektedir, South Park ilk yayınlandığı haftalarda "kötü animasyon ve uyduruk espriler"den oluştuğu için eleştirilmişti. Uyduruk için "farty" kelimesinin kullanıldığı düşünülürse Terrance and Phillip'in davranışlarına daha kolay anlam verilebilir.
  • Eric Cartman'ın tam adı Eric Theodore Cartman'dır, ve "Fat Ass" Alman asıllıdır.
  • Butters, dizinin görüntü yönetmeni Eric Stough'tan esinlenerek yaratılmıştır, tam adı da Leopold Butters "Stotch".
  • Chef karakteri için Matt ve Trey birlikte okudukları Colorado Üniversitesi'nin aşçısından esinlenmişler.
  • Towelie karakteri South Park karakterlerinin çok popüler olup bir çok sektörde kazanç malzemesi olmasına tepki olarak yaratılmıştır, tepkiyi yansıtmak için de olabilecek en "saçma" karakter yaratılmıştır: konuşan havlu.
  • Butters'ın doğum günü 11 Eylül'dür. Bunu 8x05 "AWESOM-O" da kendisi söylüyor.
  • Stan karakteri Trey Parker'ın, Kyle da Yahudi olan Matt Stone'un çocukluğunu yansıtmaktadır. Stan'in anne ve babasının isimleri(Sharon ve Randy) aslında Trey'in, Kyle'inkiler de(Gerald ve Sheila) Matt'in anne ve babasının isimleridir. Kyle'ın antipatik kuzeni Kyle Schwartz'ın görünüşünün Matt Stone'a benzerliği de dikkatimi çekmişti.
  • South Park'ın tuhaf genetik profesörü Alphonse Mephesto aslında 1996 yılında çekilen "The Island of Dr. Moreau" filminde Marlon Brando'nun canlandırdığı karakterin adıdır. Diziyi takip edenler 4x06 "Cartman Joins NAMBLA" bölümünde Alphonse Mephesto'nun NAMBLA(North American Marlon Brando Look-Alikes) üyesi olduğunu hatırlayacaktır. The Island of Dr. Moreau filminden 'tanıdık' gelebilecek bir görüntü için: bkz.
  • Dr. Mephesto'nun yanındaki ufaklığın adı Kevin'dır.
  • Matt Stone Kenny'i seslendirirken kıyafetinin kolundan konuşmaktadır. Fakat South Park: Bigger Longer & Uncut'ta Kenny'nin kapşonunu çıkardıktan sonra net duyulan elveda konuşmasını Mike Judge seslendirmiştir. 8x06 "The Jeffersons" adlı bölümdeki kapşonsuz Kenny seslendirmesini ise -IMDB'ye göre- Matt Stone yapmıştır.
  • Jimbo Kern, Stan'in babası Randy Marsh'ın üvey kardeşidir. Ned ile silah arkadaşlığı yaptığı Vietnam'da helikopter pilotuydu.
  • South Park: Bigger Longer & Uncut'ta Dr. Gouache karakterini George Clooney, 3. sezonun ilk bölümü "Rainforest Schmainforest" taki bayan öğretmen karakterini ise Jennifer Aniston seslendirmiştir.
  • Kenny aslında sarı saçlı ve mavi gözlüdür. Saçlarının sarı olduğu birçok bölümde görünürken, 8x01 "Good Times With Weapons" adlı anime tipi bölümde Kenny'nin gözleri mavidir.
  • South Park diye bir kasaba yoktur, "South Park" aslında Colorado eyaletinde bulunan, yaklaşık 2800 kilometrekare genişliğinde bir havzadır. Denver şehrinin 100 kilometre güneybatısında yer alır. Trey Parker ve Matt Stone bu havzada bulunan Conifer kasabasında doğup büyümüşlerdir.
  • Russel Crowe'un kendisiyle dalga geçilen bölüm(6x04 - The Terrance & Phillip Movie Trailer) hakkındaki görüşleri için bkz.
  • Cartman'ın annesi aslında babasıdır; Alphonse Mephesto'nun açığa çıkardığı gerçeğe göre Eric'in annesi Liane Cartman hermafrodittir ve başka bir kadını kendisinden Eric'e hamile bırakmıştır.
  • The Passion of the Jew bölümünde Passion of Christ filmini beğenmeyip "Baseketball'daki gibi gidip paramızı geri alalım" diye yollara düşen Kenny ve Stan'in bahsettiği 'Baseketball', Trey Parker ve Matt Stone'un birlikte oynadıkları filmdir. Şimdi linkini bulamadığım bir Youtube videosunda ikili "kötü filmin ne demek olduğunu biliyoruz, Baseketball'u biz yaptık" diyorlar.
South Park ve İslam:
  • 5x04 "Super Best Friends" te dünyayı kötülüklerden koruyan peygamber-ruhani önderler birliğinde Hz. Muhammed de var. Hz Muhammed'in özelliği "ateş gücü"ne sahip olması. Nereden alaka kurmuşlar bilemiyorum.
  • Saddam Hüseyin zaten dizideki öncü karakterlerden. Kanadalı tipinde çizilmiş, Matt Stone tarafından cıvık bir dublaj ile seslendiriliyor. Kanada'yı ele geçirmeye kalkıp yakalanıyor. South Park - Bigger, Longer & Uncut'ta da başrolde ve Şeytan ile aşk yaşıyor.
  • 10x03 ve 10x04 (Cartoon Wars I ve II) bölümleri Family Guy dizisinin Hz. Muhammed'i ekranda göstermesi üzerine kurulu.
  • 11x10,11,12 bölümlerinde (Imaginationland I-II-III) Imaginationland'i bombalayıp duvarı yıkan teröristler Müslüman, intihar saldırısını da"Allah" diyerek yapıyorlar.
  • Çocuklar 5x09'da Afganistan'a, 6x17'de Irak'a gidiyorlar.
  • 11x04 "The Snuke"te South Park kasabasına müslüman bir aile katılıyor yerleşiyor, fakat terörizmle ilgili suçlanmalarına tepki gösterip bölüm sonunda kasabadan ayrılıyorlar.
South Park ve Türkiye:
  • 8x07 "Goobacks" adlı bölümde gelecekten gelen insanların Çince, İngilizce ve Türkçe karışımı bir dil konuştuğu ifade ediliyor.
  • 2x01 "Not Withouth My Anus"te Saddam'ın milliyeti hakkındaki karmaşada Saddam için "Turkish dictator" de deniliyor.